jey jey's profileZIYARETINIZ IÇIN TESEKKU...PhotosBlogNetworkMore ![]() | Help |
ZIYARETINIZ IÇIN TESEKKURLER LAKIN KIM OLDUGUNUZU ANLAYABILMEM IÇIN YORUMUNUZU EKLERSENIZ MEMNUN OLURUM....TEŞEKKÜRLER.... |
||||
|
November 29 ergenekon destanıTürk illerinde Türk oku ötmeyen, Türk kolu yetmeyen, Türk'e boyun eğmeyen bir yer yoktu. Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu. Yabancı kavimler birleştiler, Türkler'in üzerine yürüdüler. Bunun üzerine Türkler çadırlarını, sürülerini bir araya topladılar; çevresine hendek kazıp beklediler. Düşman gelince vuruşma da başladı. On gün savaştılar. Sonuçta Türkler üstün geldi. Bu yenilgileri üzerine düşman kavimlerin hanları, beğleri av yerinde toplanıp konuştular. Dediler ki: "Türkler'e hile yapmazsak halimiz yaman olur !" Tan ağaranda, baskına uğramış gibi, ağırlıklarını bırakıp kaçtılar. Türkler, ''Bunların gücü tükendi, kaçıyorlar'' deyip artlarına düştüler. Düşman, Türkler'i görünce birden döndü. Vuruşma başladı. Türkler yenildi. Düşman, Türkler'i öldüre öldüre çadırlarına geldi. Çadırlarını, mallarını öyle bir yağmaladılar ki tek kara kıl çadır bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri tutsak ettiler. O çağda Türkler'in başında İl Kagan vardı. İl Kagan'ın da birçok oğlu vardı. Ancak, bu savaşta biri dışında tüm çocukları öldü. Kayı (Kayan) adlı bu oğlunu o yıl evlendirmişti. İl Kagan'ın bir de Tokuz Oguz (Dokuz Oğuz) adlı bir yeğeni vardı; o da sağ kalmıştı. Kayı ile Tokuz Oguz tutsak olmuşlardı. On gün sonra ikisi de karılarını aldılar, atlarına atlayarak kaçtılar. Türk yurduna döndüler. Burada düşmandan kaçıp gelen develer, atlar, öküzler, koyunlar buldular. Oturup düşündüler: "Dörtbir yan düşman dolu. Dağların içinde kişi yolu düşmez bir yer izleyip yurt tutalım, oturalım." Sürülerini alıp dağa doğru göç ettiler. Geldikleri yoldan başka yolu olmayan bir yere vardılar. Bu tek yol da öylesine sarp bir yoldu ki deve olsun, at olsun güçlükle yürürdü; ayağını yanlış yere bassa, yuvarlanıp paramparça olurdu. Türkler'in vardıkları ülkede akarsular, kaynaklar, türlü bitkiler, yemişler, avlar vardı. Böyle bir yeri görünce, ulu Tanrı'ya şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler. Derisini giydiler. Bu ülkeye "ERGENEKON" dediler. Zaman geçti, çağlar aktı; Kayı ile Tokuz Oguz'un birçok çocukları oldu. Kayı'nın çok çocuğu oldu, Tokuz Oguz'un daha az oldu. Kayı'dan olma çocuklara Kayat dediler. Tokuz'dan olma çocukların bir bölümüne Tokuzlar dediler, bir bölümüne de Türülken. Yıllar yılı bu iki yiğidin çocukları Ergenekon'da kaldılar; çoğaldılar, çoğaldılar, çoğaldılar. Aradan dört yüz yıl geçti.<>Dört yüz yıl sonra kendileri ve süreleri o denli çoğaldı ki Ergenekon'a sığamaz oldular. Çare bulmak için kurultay topladılar. Dediler ki: "Atalarımızdan işittik; Ergenekon dışında geniş ülkeler, güzel yurtlar varmış. Bizim yurdumuz da eskiden o yerlerde imiş. Dağların arasını araştırıp yol bulalım. Göçüp Ergenekon'dan çıkalım. Ergenekon dışında kim bize dost olursa biz de onunla dost olalım, kim bize düşman olursa biz de onunla düşman olalım." Türkler, kurultayın bu kararı üzerine, Ergenekon'dan çıkmak için yol aradılar; bulamadılar. O zaman bir demirci dedi ki: "Bu dağda bir demir madeni var. Yalın kat demire benzer. Demirini eritsek, belki dağ bize geçit verir." Gidip demir madenini gördüler. Dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler. Dağın altını, üstünü, yanını, yönünü odun-kömürle doldurdular. Yetmiş deriden yetmiş büyük körük yapıp, yetmiş yere koydular. Odun kömürü ateşleyip körüklediler. Tanrı'nın yardımıyla demir dağ kızdı, eridi, akıverdi. Bir yüklü deve çıkacak denli yol oldu. Sonra gök yeleli bir Bozkurt çıktı ortaya; nereden geldiği bilinmeyen. Bozkurt geldi, Türk'ün önünde dikildi, durdu. Herkes anladı ki yolu o gösterecek. Bozkurt yürüdü; ardından da Türk milleti. Ve Türkler, Bozkurt'un önderliğinde, o kutsal yılın, kutsal ayının, kutsal gününde Ergenekon'dan çıktılar. Türkler o günü, o saati iyi bellediler. Bu kutsal gün, Türkler'in bayramı oldu. Her yıl o gün büyük törenler yapılır. Bir parça demir ateşte kızdırılır. Bu demiri önce Türk kaganı kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Sonra öteki Türk beğleri de aynı işi yaparak bayramı kutlarlar. Ergenekon'dan çıktıklarında Türkler'in kaganı, Kayı Han soyundan gelen Börteçine (Bozkurt) idi. Börteçine bütün illere elçiler göderdi; Türkler'in Ergenekon'dan çıktıklarını bildirdi. Ta ki, eskisi gibi, bütün iller Türkler'in buyruğu altına gire. Bunu kimi iyi karşıladı, Börteçine'yi kagan bildi; kimi iyi karşılamadı, karşı çıktı. Karşı çıkanlarla savaşıldı ve Türkler hepsini yendiler. Türk Devleti'ni dört bir yana egemen kıldılar.Türk Beğleri, Ergenekon'dan Çıkış Gününü Kızgın Demir Döğerek Kutluyorlar. November 28 KUTAY SIRF SENIN ICIN YAZIYORUM BAKKUTAY MSN ADRESIMI ISTEMISSIN BILMIYORUM NE YAPACAKSIN SANA ILETI GONDERECEKTIM AMA DISARDAN ILETIYI ENGELLEMISSIN ARKADASIM BURAYA YAZIYORUM ETIKET OLCAZ AMA NEYSE ZATEN PEKDE GIRIP BAKAN YOK A.Q (Qarizma_40@windowslive.com) hadı bakalım gıder ayak senı tanımak ısterım kardes September 30 BAYRAM GUNU ???? ACABA NE FARKI VAR DUNDEN
30.09.2008
bugün bayRam..
hani şu küslüklerin bitip herkesin kucaklaşması gereken günlerden olmalı.. elini öpmeliyiz birilerinin hatta birileri şeker vermeli bize. yaşımıza bakmadan hınzır bi gülümseme öpmeli dudaklarımızı o an ve biz sevinmeliyiz küçük çocuklar gibi. öyle ya Allah'ın her gününden biri olan bugüne bayram demişler. hayat eksiltmeyi bırakıyor mu sanıyorsunuz bugün bayram diyip kabuğuna mı çekilecek Azrail. peki kaç dakika kandıracağız kendimizi. bütün bir gün gülebilecek birini tanımıyorum ben! acılara az dokunarak geçirmeye çalışmak işe yaramayınca daha çok can yakacak. şimdi tüm aydınlığım ve iyimserliğimle çocukların gülümsemelerini düşünüyorum onların gözlerindeki ışık o an büyük bi güç verecek ruhuma. sonrasını düşünmek bile istemiyorum. ne beklenir ki CENK işte... herkesin içini karartmaya birebir. ben bu bayramda eksilen herkes için birer damla daha dökeceğim fazladan. sonrası mı.. sonrası BEN BEN VE YINE BEN... bayramınız kutlu olsunN CENK... May 26 DENGEMay 07 OKURKEN DUSUN ACABA NEDEN DIYEE
KENDİNE İYİ BAK
"Kendine iyi bak" bir "
Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez "Kendine Iyi Bak" derler ve giderler. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluga mahkum edip giderler. |
||||
|
|